KAZDAĞLARI BİLİM VE DOĞA EĞİTİMİ 2015 ETKİNLİK PROGRAMI

YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLERİ DERNEĞİ, ÇANAKKALE ŞUBESİ KAZDAĞLARI BİLİM VE DOĞA EĞİTİMİ 2015 ETKİNLİK PROGRAMI    24 – 30 Ağustos 2015 DAĞ,TARİH,ASTRONOMİ,MÜZİK,ARKEOLOJİ,DENİZ…HİÇ BU KADAR İÇ İÇE OLMAMIŞTIR.ETKİNLİĞİMİZDE BÜTÜN BUNLARI DALINDA UZMAN DEĞERLİ More »

Orkideler

Radikal Gazetesi: Orkide ÇOMÜ?den Kaan Hürkan?ın tez konusuydu. Hürkan her yıl salep ve şifa için 80 milyon kök orkidenin söküldüğünü söyledi. 03/05/2009 BURAK GEZEN (Arşivi) ÇANAKKALE –  ?Kazdağlarındaki 38 orkide türü, salebin More »

Kazdağı Ve Biyoçeşitlilik

Kazdağı Ve Biyoçeşitlilik Ülkemiz Biyoçeşitliliği Biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve diğer su ekosistemleri ile bu ekosistemlerin bir parçası olan ekolojik yapılar da dahil olmak üzere tüm kaynaklardaki canlı organizmalar arasındaki farklılaşma anlamına More »

KAZDAĞI GÖKNAR ORMANLARININ OPTİMUM KURULUŞLARI İÇİN GEÇİCİ BİR ÖNERİ

Özetçe Bir gölge ağacı olan Kazdağı göknarlarının, doğal olarak kendine özgü artım ve büyüme kanuniyetleri olan seçme kuruluşlu ormanlar oluşturduğu bilinen bir gerçek olmasına karşın, aynı yaşlı ormanlar gibi işletilmesi nedeniyle, bu More »

TROİADAN GÜNÜMÜZE KAZDAĞLARI?NDA YAPI KÜLTÜRÜ

Mimar İsmail Erten İnönü Cad. No:189/6-Çanakkale (Tel/faks: 0.286.217 61 51)  E.mail: iserten@yahoo.com   Kültürlerin Kesişimi/Alaşımı Çanakkale kültürlerin kesiştiği ve alaşıma dönüştüğü bölgedir. Güneyden gelen Ege kültürü, Kuzeyden gelen Trakya kültürü ve Doğudan More »

 

Orkideler

Radikal Gazetesi:

Orkide ÇOMÜ?den Kaan Hürkan?ın tez konusuydu. Hürkan her yıl salep ve şifa için 80 milyon kök orkidenin söküldüğünü söyledi.

03/05/2009

BURAK GEZEN (Arşivi)

ÇANAKKALE –  ?Kazdağlarındaki 38 orkide türü, salebin hammadmesi ve birçok hastalığa şifa olduğu için tehlike altında?.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Kaan Hürkan, tez çalışması kapsamında, Kazdağlarındaki orkide türü sayısının  38?e ulaştığını belirledi. Hürkan?ın ikinci tespitiyse bu türlerin aşırı söküm nedeniyle yok olma tehdidi altında olmasıydı.
Orkide (orchidaceae) dünyanın en çok tür içeren familyalarından.
Sadece Çanakkale?nin Çan ilçesi sınırlarında kalan bölgede 17 orkide türünün varlığını ortaya çıkardıklarını anlatan Kaan Hürkan şu bilgileri verdi:
?Orkide bitkileri, estetik güzelliklerinin yanı sıra salepin hammaddesi. Orkide yumrularında yüzde 11- 44 glikomannan, yüzde 8-19 nişasta, yüzde 1-4 şekerler, yüzde 0.5-1.5 azotlu maddeler, yüzde 2-10 kül ve yüzde 8-12 su bulunur. Glikomannan ve nişasta su tutma özelliğine sahip olduğundan Maraş dondurmasında kıvam artırıcı olarak kullanılır. Ayrıca vücudu sıcak tutma, soğuk algınlığı ve öksürüğe karşı etkileri halk arasında çok eski dönemlerden beri bilinir.?
Hürkan?a göre orkidelerin geleceği de tehdit altında:
?Ülkemizde her yıl ortalama 80 milyon orkide yumrusu topraktan sökülüyor. Bir orkide bitkisinin tohum safhasından, yeni bir bitki verinceye kadar geçen süre asgari dört yıl. Bunun nedeni, orkide tohumlarının çimlenebilmesi için mikorizaya (Rhizoctonia cinsine ait bir mantar tarafından enfekte edilme durumu) bağımlı olmasıdır. Bu kadar özel şartlarda ve uzun sürede gelişen bu bitkilerin yumruları bilinçsizce topraktan sökülerek yok edilmektedir. Kimseyi salep içme keyfinden mahrum bırakamayız, fakat orkide yumrularını toplarken bir sonraki sene bu bitkiyi yerinde görmek istiyorsak, eski yumruyu alıp, yeni yumruyu yerinde bırakmaya kesinlikle dikkat etmeliyiz. Ayrıca bu bitkilerin yumrularının ihracatı Tarım Bakanlığı tarafından yasaklanmıştır. Doğal kaynakları yok etmeden sürdürülebilir bir şekilde kullanmak, doğanın kendine özel dengesini bozmamak ve bu güzellikleri sonraki nesillere taşımak hepimizin en temel görevlerindendir.?

Kazdağı Ve Biyoçeşitlilik

Kazdağı Ve Biyoçeşitlilik

Ülkemiz Biyoçeşitliliği

Biyolojik çeşitlilik; kara, deniz ve diğer su ekosistemleri ile bu ekosistemlerin bir parçası olan ekolojik yapılar da dahil olmak üzere tüm kaynaklardaki canlı organizmalar arasındaki farklılaşma anlamına gelmektedir.
Ülkemiz; Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olarak isimlendirilen üç biyocoğrafik bölgeye ve bunların geçiş zonlarına sahip olması ve iki kıta arasındaki köprü konumu nedeniyle iklimsel ve coğrafik özelliklerin kısa aralıklarla değişmesi sonucu biyolojik çeşitlilik açısından oldukça zengindir.

Ülkemizdeki omurgasız hayvan türü sayısı yaklaşık 19.000?dir ve bunlardan yaklaşık 4.000 tür/alttür endemiktir (sadece o bölgeye özgü). Toplam omurgalı hayvan türü sayısı ise 1500?e yakındır ve bunların 100? den fazlası endemiktir.
Ülkemizin bitkisel biyoçeşitliliğine bakacak olursak; tüm Avrupa kıtasında 12.500 açık ve kapalı tohumlu bitki türü varken, sadece Anadolu?da bu sayıya yakın (yaklaşık 11.000) tür olduğu bilinmektedir ve bu türlerin yaklaşık üçte biri Türkiye?ye özgü endemik türlerdir.

Kazdağı ve Biyoçeşitlilik

Kazdağı Güney Marmara Bölgesi? nin batısında, Edremit Körfezi? nin Kuzey kıyısında yer alır, yüksekliği ve bölgeye düşen yağış miktarı nedeniyle nemli bir iklime sahiptir. Alan bu nedenle doğal bitki örtüsü ve tarımsal ürün çeşitliliği açısından oldukça zengindir. Avrupa ? Sibirya ve Akdeniz bitki coğrafyalarının kesişim noktasında kalması ve bakir olması nedeniyle, bu bölge çok sayıda nadir türe ev sahipliği yapmaktadır.
Kazdağı özellikle bitki, kuş ve memeli türleri açısından önemli bir bölgedir ve 37 bitki türü Önemli Doğa Alanı kriterlerini sağlamaktadır ve bu türlerden 32? si ise sadece Kazdağı? na özgü endemik türlerdir. Bu türlerden bazıları Kazdağı göknarı (Abies nordmanniana subsp. equi-trojana), Kazdağı? na özgü kantaron (Hypericum kazdaghensis), yüksükotu (Digitalis trojana), geven (Astragalus idea), kurt kulağı (Ferulago idaea), yoğurt otu (Galium trojanum), sarıkız çayı (Sideritis trojana)? dır. Kazdağı? nda bulunan bitki türlerinin çoğu tıbbi olarak kullanımı olan bitkilerdir ve ekonomik değerleri oldukça fazladır.

Yırtıcı ve orman kuşları açısından önem taşıyan alanda çok sayıda Anadolu sıvacısı (Sitta krueperi) üremektedir. Alanda üreyen yırtıcıların başında kaya kartalı (Aquila chrysaetos) ve gökdoğan (Falco peregrinus) gelmektedir. Kazdağı Önemli Doğa Alanında yaşayan ve küresel ölçekte önem taşıyan memeli türleri; Mehely? nin nalburunlu yarasası (Rhinolophus mehelyi), uzun ayaklı yarasa (Myotis cappaccinii) ve kirpikli yarasadır (Myotis emarginatus). Ayrıca bu bölgede küresel ölçekte tehdit altında bulunan bir içsu balığı türü olan Capoeta bergamae bulunmaktadır.

Kazdağı? nı Tehdit Eden Faktörler
Çanakkale ? Çan Akışkan Yataklı Termik Santralı, ÇED raporu onaylanmış ancak Danıştay kararı gereği ?ÇED Raporu Olumlu Belgesinin İptali Kararı? verilmiştir. Ancak santral inşaatı bitmiş ve deneme üretimine başlanmış durumdadır. Günümüzde birçok madencilik firması Önemli Doğa Alanı? nın muhtelif yerlerinde maden arama ve işletme ruhsatı başvurusunda bulunmaktadır.
Bölgenin çevresindeki fabrika atıkları sonucu oluşan asit yağmurlarının ÖDA? na etkileri gözlenmektedir. Yangınlar başta kızılçam olmak üzere dağın güney tarafındaki ormanlar için tehdit oluşturmaktadır.

Biyoçeşitlilik Neden Korunmalıdır ?
Biyolojik çeşitlilik, başta gıda olmak üzere insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasında çok önemli yere sahip olan canlı kaynakların temelidir. Bunun dışında; ayrışma, atmosferin kimyasal yapısı ve iklim gibi insanlar için yaşamsal önemi olan ve sadece sağlıklı ve karmaşık ekosistemlerin sürekliliği ile sağlanabilen hizmetler vermektedir.
Tıpta kullanılan ilaçların %50? ye yakınının kökenini yabani canlılar oluşturmaktadır. Üretimi yapılan tüm tarım ürünlerinin, yani kültüre alınmış bitki türlerinin temeli doğada bulunan yabani akrabalarına dayanır. Bu nedenlerle biyolojik çeşitliliği oluşturan bileşenlerin korunmaları ve sürdürülebilir kullanımları, söz konusu doğal yaşamın varlığını ve devamını sağlamak demektir.
Kazdağı, gerek sahip olduğu mükemmel habitat alanları, gerekse bu habitat alanlarında barındırdığı sayısız flora ve fauna zenginlikleriyle tüm canlıların içinde bulunmak isteyeceği bir ortamdır ve bu ortamı korumak hepimizin insanlık görevidir.

Kaan HÜRKAN
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Biyoloji Anabilim Dalı
Kaynaklar

1) Türkiye? nin Biyolojik Çeşitliliği ve Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ? UNEP / GEF Biyolojik Sözleşmesinin Uygulama Projesi.
2) Türkiye? nin Önemli Doğa Alanları. Doğa Derneği yayınları 2006.
3) Gönüz, A., Hürkan, K., 2007. Kazdağları? nın Bitkisel Hazineleri. Troy Dergisi Sayı:28 Sf: 14-17.
4) Kılıç, D. T., Eken, G. 2004. Türkiye?nin Önemli Kuş Alanları 2004 güncellemesi. Doğa Derneği Yayınları, Ankara.

Fotoğraf 1. Kazdağı ? Ayazma (Hürkan)
Fotoğraf 2. Kazdağı Karaçam Ormanları (Hürkan)

International Symposium on Kaz Mountains (Mount Ida) and Edremit Global Change in the Mediterranean Region

FIRST ANNOUNCEMENT
Welcome
Dear Colleague,
We would like to invite you to attend the ?International Symposium on International Symposium on
Kaz Mountains (Mount Ida) and Edremit- Global Change in the Mediterranean Region? to be held
22-24 October 2010. The meeting is hosted by Edremit Municipality.
This symposium is organized to bring together academic scientists, from different countries to
meet and do discuss current research. The Symposium is broad in scientific scope, are open to
all academicians those interested, in the geography, history, culture, settlement, population,
tourism, ecosystems, climate, olive agriculture, ecology, mythology, vegetation, botany of
Mediterranean Region.
All papers presented at the symposium will be published in Symposium Proceeding Book. Call for
abstracts and papers are now open. Abstracts will be accepted until May 1, 2010. Abstracts of no
more than 400 words should be submitted to: kazdagisymposium@gmail.com
The language of the symposium will be English.
For further information and updates about the symposium, please visit the Symposium website at:
http://kazdaglari2010.com
In addition to the academic programs at the Symposium, we have also organized excursions and
do hope we will be able to give you a flavor of our beautiful region and its culture.
Please note that ALL APPROVED PARTICIPANTS from abroad will be accommodated at the
Hotel FREE of CHARGE. There is no fee for registration and field trips.
We look forward to receiving your abstract and seeing you in Edremit, Turkey in October 2010.
Best Regards,
Prof. Dr. Recep EFE
On Behalf of Symposium Organizing Committee
Symposium Themes
The Symposium is broad in scientific scope, includes a wide range of themes addressed by
scientists from diverse natural and social science disciplines. Symposium is open to all
academicians those interested, in the subjects listed below on Mediterranean Region.
Agriculture History
Archeology Geomorphology
Art Hydrology
Biodiversity Land Use, Land Cover Change
Botany Literature
Climate Mountain Ecosystem Management
Disasters Mythology
Ecology Olive
Economy Protected Areas
Environment Sociology
Forestry Soil
Geography Tourism
Geology Vegetation
Aim of the Symposium: The aim of this interdisciplinary Symposium is to bring
together the scientists from Mediterranean region and around the world in order to present the
latest scientific results on all aspects of research on Mediterranean Region.
Scientific Advisory Committee
Suzana ALIU – StateUniversity of Tetovo, Macedonia
Cemil ATA – Yeditepe University, Turkey
Ibrahim ATALAY ? Dokuz Eylul University, Turkey
Metin AYIIGI – Balikesir University, Turkey
Dan BALTEANU – Academi of Science, Romania
Stanley D. BRUNN – University of Kentucky, USA
Helmut BRÜCKNER – University of Marburg, Germany
Recep EFE – Balıkesir University, Turkey
Abd-Alla GAD – NARSS, Egypt
Necdet HACIOGLU – Balikesir University, Turkey
Florim ISUFI – University of Pristina, Kosovo
Andrej KRANJC – Slovenian Academy of Sciences and Arts Slovenia
Pua Bar KUTIEL – Ben Gurion University, Israel
Laila MANDI – CNEREE – University Cadi Ayyad, Morocco
René MATLOVIC – University of Presov, Slovakia
Kenan MORTAN – Mimar Sinan University, Turkey
Nizar OMRANI – Arid Land Institute, Tunisia
Münir ÖZTURK – Ege University, Turkey
Gürcan POLAT – Ege University, Turkey
George S. POLYMERIS – Greece
Nadia SÉNÉCHAL – University Bordeaux, France
Peter SLAVEYKOV – University of Sofia, Bulgaria
Fantina TEDIM – University of Porto, Portugal
Costas A. THANOS – University of Athens, Greece
Varol TOK – Çanakkale Onsekiz Mart University, Turkey
Gülendam TÜMEN – Balikesir University, Turkey
Gabriele ZANETTO – Foscari University, Italy
Nikolaus ZOUROS – University of Aegean, Greece
Local Organising Committee
Recep EFE- Balikesir University
Zekeriya ÖZDEMIR-Edremit Municipality
Süleyman SÖNMEZ-Balikesir University
Murat Poyraz-Ahi Evran University
Contact persons
Prof. Dr.Recep Efe
E-Mail: kazdagisymposium@gmail.com
Mobile phone: +090-532 2474807
Zekeriya Özdemir
Tel:+90-266-373 15 55, Fax:+90-266-373 44 24
E-Mail: kazdagisymposium@gmail.com
http://kazdaglari2010.com
Circulars and Deadlines
First Announcement and call for papers 25 February 2010
Submission of abstracts 01 May 2010
Notification of authors 10 May 2010
Submission of full papers 01 September 2010

Peki ormanlar ne olacak?

Peki ormanlar ne olacak?

19 Ağustos 2009 Çarşamba

HUKUKU VE ORMANLARI FEDA EDEN YÖNETMELİK (*)

Hukukun üstünlüğünü bir kenara atıp, ormanları ‘madencilik’ adı altında yürütülen her türlü faaliyete feda eden yeni bir yönetmelik bugün Resmi Gazetede yayımlandı. Büyük maden işletme şirketleri bastırdı, Bakanlar Kurulu, yürütmesi durdurulan yönetmeliğe getirilen ek madde ile orman alanları talana açıldı ve bir kez daha hukuk güvenliği ortadan kaldırıldı.

‘Madencilik’ adı altında, hiçbir çevre koruma kaygısı taşımadan, çevre koruma alanında elde edilen pek çok toplumsal ve hukuksal kazanım hiçe sayılarak yapılan 5177 Sayılı yasa ile değiştirilen Maden Yasası?nın 7/1. maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasaya aykırı bulunmuştu. Anayasa mahkemesi ayrıca ?maden, petrol ve jeotermal kaynakları arama faaliyetlerini ÇED kapsamı dışına çıkartan? Çevre Yasası?nın 10. maddesinin üçüncü fıkrasını da Anayasaya aykırı bularak iptal etmişti. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilen yasaya dayanılarak çıkartılan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği hakkında da Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmişti

Orman alanları korumasız hale getirildi…

Yürütmeyi durdurma kararı; ?çevre üzerinde geri dönüşü mümkün olmayan tahribatlara yol açması olasılığı?na dayanmaktaydı.Danıştay Kararı gerekçesinde; ??Anayasa Mahkemesi?nin kararı karşısında, yönetmelik yasal dayanağını yitirmiştir. Anayasa?nın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazetede yayımlanmasının bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olması, yönetmeliği hukuka uygun hale getirmez. Çünkü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Maden Yasası?nın 7. maddesinin ilk fıkrasında sayılan alanlarda yapılacak maden arama ve işletme faaliyetlerinin neden olabileceği zararlar ve bu alanların geri kazanılmasının olanaksızlaşması, Anayasa?nın bu alanlara ilişkin özel düzenlemeleri ile Anayasa?nın 90. maddesine göre onaylanmış çevrenin korunmasına ilişkin uluslararası anlaşmaların ihlali anlamına gelecektir?.? denmekteydi. Yürütmeyi durdurma kararına yapılan itiraz Danıştay İdari dava Daireleri tarafından reddedilmişti.

Yürütmeyi durdurma kararı, Madencilik Faaliyetler İzin Yönetmeliği’nin kim maddelerinin iptali için verilmiş olsa da yönemeliğin tamamını kapsar niteliktedir. Şimdi; açıkça hukuka aykırı bulunan ve uygulanmasının giderimi olanaksız zararlar doğuracağı düşünülerek yürütmesi durdurulan yönetmeliğe bir geçici madde eklenerek, orman alanları korumasız hale getirilmiştir.

Bunun anlamı açıkça hukukun ve ormanların büyük maden şirketlerinin çıkarına feda edilmesidir. Bir kez daha hukuk güvenliği ortadan kaldırılmış, yaşam alanları korumasız bırakılmıştır.

Yönetmeliğe eklenen maddenin hukuka aykırılığı açıkça ortada açılacak davada iptal edileceği belli, ama zaten hukuka uygun davranma kaygısı taşınmıyor, tek amaç maden lobisinin isteklerini yerine getirmek.

Hukukun üstünlüğünü ve canlı yaşamını gerçekten savunan herkes, her örgüt, buna sessiz kalmamalıdır.


(*) EK BELGE:

Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak 19 Ağustos 2009 Çarşamba tarihli Resmî Gazete Sayı : 27324’de yayınlanan

YÖNETMELİK

Karar Sayısı : 2009/15307

Ekli ?Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik?in yürürlüğe konulması; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 10/8/2009 tarihli ve 3813 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu?nca 10/8/2009 tarihinde kararlaştırılmıştır.

(C.Başkanı, Başbakan ve Bakanlar Kurulunun imzaları)

MADENCİLİK FAALİYETLERİ İZİN YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 ? 24/5/2005 tarihli ve 2005/9013 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğine aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

?GEÇİCİ MADDE 4 ? Orman sayılan alanlarda madencilik faaliyetlerine ilişkin yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar orman, muhafaza ormanı ve ağaçlandırma alanlarında madenlerin aranması ve işletilmesi ile ilgili faaliyetlerde alınması gereken izinlerde 22/3/2007 tarihli ve 26470 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Orman Sayılan Alanlarda Verilecek İzinler Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır.?

MADDE 2 ? Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 ? Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Macahel’e sekiz elektrik santralı kuruluyor?

Macahel’e sekiz elektrik santralı kuruluyor

18/08/2009 10:01

Artvin’deki yeryüzü cenneti Macahel Vadisi’nde sekiz hidroelektrik santral için lisans verildi. Firmalardan biri bir ay içinde inşaata başlıyor. Tedirgin bekleyiş sürerken onlarca sivil toplum örgütü ‘Santral inşaatı vadiyi bitirir’ dedi

SERKAN OCAK (Arşivi)

ARTVİN – Macahel, Artvinâ??in Borçka ilçesine bağlı bir vadi.. Gürcistan sınırında yeşillikler içerisinde saklı bir cennet gibi. Vadinin iki yanı asırlık kayınlar, ıhlamurlar, köknar, kestane, ladin çamları, meşe ağaçlarıyla kaplı. Hiç eksik olmayan yağmur suları dağ sırtlarından aşağı bulduğu her kıvrımdan akıyor. Yükseklerde küçük şelaleler oluşturan sular, vadinin ortasında büyük derelere dönüşüyor. Irmağın gümbür gümbür akan sesi ise tüm vadiye yayılıyor.
UNESCO tarafından Türkiyeâ??nin tek â??Biyosfer Rezerv Alanıâ?? ilan edilen Macahel Vadisiâ??nde â??tehlike çanlarıâ?? çalıyor. Tüm Doğu Karadenizâ??de olduğu gibi, Macahel Vadisiâ??ndeki derelerde de Hidroelektrik Santralı (HES) yapılmak isteniyor. Macahelâ??de EPDKâ??nın lisans verdiği HES sayısı sekiz.
Türkiyeâ??nin dereleri son günlerde HES projeleriyle anılır oldu . Doğu Karadenizâ??de yapılması düşünülen yaklaşık 550 HES, bölgede örgütlü mücadeleye yol açtı.
Macahel Vakfıâ??nca â??H2SOSâ?? adıyla düzenlenen toplantı Macahelâ??in altı köyünden biri olan Camiliâ??de yapıldı. Doğa Derneğiâ??nden Camili Koruma Derneğiâ??ne, TEMA Vakfıâ??ndan Derelerin Kardeşliği Platformuâ??na kadar onlarca sivil toplum örgütü Camiliâ??de buluştu. Sadece Derelerin Kardeşliği Platformuâ??nda 21 dernek ve vakıf var.
Toplantıda Macahel Vakfı Başkanı Bahattin Sarı tam bir çevre felaketi tablosu çizdi: â??HES santral için üç metre çapında 85 kilometre uzunluğunda tünel yapılacak.. 150 bin ton hafriyat çıkacak. Bu hafriyat ortalama 10 bin kamyonla taşınacak.â? Doğa Derneği Başkanı Güven Ekenâ??e göre Türkiyeâ??de dereler soykırıma uğruyordu:  â??Belki de tüm dereler satıldı. Başımıza neyin geleceğini bilmiyoruz. Su kullanımı konusunda karanlık bir dönemden geçiyoruz.â?
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Gürses  temkinliydi:
â??İstemezuk anlayışıyla hareket etmedik. Doğru bilgiye ulaşıp zararın ne olacağı, neler yapmamız gerektiği konusunda çalışmalara başladık. İçinde sosyologların dahi olduğu uzmanlardan bir ekip oluşturduk. İlk amacımız geniş çaplı bir rapor oluşturmak.â?
Gülkar Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. Camiliâ??deki Gohinavi Deresiâ??nde 5.05 megavatlık HES için EPDKâ??dan lisans aldı. Şirket bir ay içinde inşaata başlamayı ve bir yılda bitirmeyi hedefliyor. Radikalâ??in sorularını yanıtlayan şirketin ortağı Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Gülbinâ??e HESâ??lere karşı tepkilerin â??maksatlıâ?? olduğunu iddia etti:
â??Yapılan çevreciliğin hiçbir bilimsel yanı yok. Bölgeyi Biyosfer Rezerv Alanı ilan eden UNESCO  yenilenebilir enerjiyi destekliyor. UNESCOâ??nun başkanlığında Orman Genel Müdürlüğüâ??nde içinde ziraat mühendislerinin de bulunduğu beş kişilik bir bilim komisyonu var. Projelerin çevreye zararı olmadığını söylediler. TEMAâ??nın orada uzun dönem stratejik bir planı var. Bölgede ekonomik kaynakları durdurup insanları zorla göçe zorluyor. Bizim proje amaçlarına ters. Ne kadar su bırakılacağının formülleri var, buna uyulmazsa çevre kanununa ters düşmüş oluruz. İnşaat sonucunda 220 bin metreküp hafriyat çıkacak. 500 metreküp de ağaçlık alan zarar görecek bu da tahmini 600 ağaç. Bunun karşılığında kesilen ağacın dört katı fidan dikim ücreti ve beş yıllık bakım maliyeti Çevre Bakanlığıâ??na ödeniyor.â?

â??Pet şişeye hayır derken…â??
Ama Camili Derneği Başkanı Hasan Yavuz tedirgin: â??Burada yıllardır yaygın işkolumuz ormancılıktı. Ağaç kesiyorduk. Sonra ağaçları kesmekle bir yere varamayacağmızı anladık. Arıcılıkla uğraştık. Ormanları korumaya başladık. 5 yıl önce buraya pet şişeleri sokmamanın, buradan su alınmamasının yolunu aradık. Tam bu konuda sonuçlar alınıyordu ki şimdi de bu HES belası çıktı karşımıza!â?
İki gün süren toplantının ardından köy kahvesinin önünde toplanan Ekrem Paker, Selim Ekivi, Zihni Gülbin, Şadi Özgöz ve Özden Gülbin hem kırgın hem de kararlı: â??Tüfeği alacaksın, hepsini vuracaksınâ?, â??Geldiler, size iş vereceğiz dediler, yer miyizâ?, â??Yolunuzu yapacağız dediler, meğer derelerimizi alacaklarmış.â?