Mayıs 22nd 2009
A peat profile from a topogenic bog in the north-eastern part of the Ida Massif (northwest Turkey) was pollen analytically examined. It provides fresh evidence for human impact on the woodland environment at the byzantine time and in the centuries that follow. The Formation of the bog is probably caused by an extremely wet environment due to excessive forest degradations. The bog is a mirror of the local changes of the vegetation, due to a high received pollen precipitation, mainly from the closest surroundings, caused by its sheltered position. It seems that the initial chestnut-oak forest, after a period of intensive clearings, which went ahead the basis of the pollen spectra, recovered in the beginning artificially, in correspondence with “controlled” burning practice, accompanied by culture, later naturally. On this period of regeneration, shown in the basis of diagram, can be told two periods of forest degradation, taking turns which other (in the absence of culture), as well as a period of forest regeneration. Chestnut in its ecological habitat, had displayed an optimal development between the 11th and 14th centuries by means of human effect. However, after these centuries it has retrograded until present due to negligence and destruction. The gradual destruction of initial chestnut-oak forest on the mountain vegetation level causes the extension of black pine forests on this level. Consequently acidification of soils and degradation of vegetation is observed . The chronology for the last 1250 years has been established on the basis of C-14 dated pollen profile from the lowest peat layer.
Keywords: Sweet-chestnut • Woodland history • Pollen analysis • Human activity • North-western Turkey • Ida Massif
Okumanız için Kalıcı Bağlantı
Mayıs 22nd 2009
BİLDİRİ
KAZDAĞLARI 2. ULUSAL SEMPOZYUMU
22-24 HAZİRAN 2006 / ÇANAKKALE
TROİADAN GÜNÜMÜZE
KAZDAĞLARI’NDA YAPI KÜLTÜRÜ
Mimar İsmail Erten
İnönü Cad. No:189/6-Çanakkale (Tel/faks: 0.286.217 61 51) E.mail: iserten@yahoo.com
Kültürlerin Kesişimi/Alaşımı
Çanakkale kültürlerin kesiştiği ve alaşıma dönüştüğü bölgedir. Güneyden gelen Ege kültürü, Kuzeyden gelen Trakya kültürü ve Doğudan gelen İç Anadolu kültürü Çanakkale’de harman olur, kucaklaşır. Çok/çoğul kültürlülük bu bölgenin vazgeçilmezidir. Çanakkale ve bölgesinde [...]
Okumanız için Kalıcı Bağlantı
Nisan 11th 2009
KAZDAĞINDA YAŞADIĞI VARSAYILAN MİTOLOJİK KAHRAMANLARIN TİYATRO GÖSTERGEBİLİMİ AÇISINDAN İNCELENMESİ
The Examination of the Mythological Heroes who were Supposed to live in Kazdağı from the Theatral Point of View
Ezgi Oya GÜMÜŞ
Süleyman Demirel Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi
oyasmg@gmail.com
Kaynaklarda Asya Minör olarak geçen Ege Bölgesi Antik Mitoloji açısından önemlidir. Milattan önce bu bölgede yaşamış [...]
Okumanız için Kalıcı Bağlantı
Nisan 11th 2009
KAZDAĞLARI’NDAN BİLİM İÇİN YENİ UMBELLIFERAE TÜRLERİ
Doç. Dr. Emine Akalın
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı İstanbul
Kazdağları kendine özgü ve zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Fitocoğrafik açıdan dağın kuzey eteklerinde görülen, Avrupa-Sibirya Fitocoğrafik Bölgesinin Öksin Provensi ile dağın güney yamaçlarında görülen Doğu Akdeniz Fitocoğrafik Bölgesinin Kuzey Kısmı arasında sınır meydana getirir. Bu iki farklı floristik [...]
Okumanız için Kalıcı Bağlantı
Ocak 19th 2009
Sayı :B.30.2.İST.0.59.00.00/ 15/02/2008
Konu:
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİNCE HAZIRLANAN KAZDAĞLARINDAKİ MADENCİLİK GİRİŞİMLERİNİN
KORUMA-KULLANMA DENGESİ RAPORU
Doğal kaynaklar bir bölge veya ülkenin en önemli zenginlikleri olup, insan yaşamı için vazgeçilmez bir nitelik taşır. Yenilenebilen–yenilenemeyen, yer altı-yer üstü gibi sınıflandırmalara tabi tutulan doğal kaynakların en tipik özelliği, insan emeği sonucunda üretilmemiş olması ve tasarruf hakkının kamuda bulunmasıdır.
Yer üstü kaynakları insan yaşamını doğrudan [...]
Okumanız için Kalıcı Bağlantı
Ocak 19th 2009
Mimar İsmail Erten
İnönü Cad. No:189/6-Çanakkale (Tel/faks: 0.286.217 61 51) E.mail: iserten@yahoo.com
Kültürlerin Kesişimi/Alaşımı
Çanakkale kültürlerin kesiştiği ve alaşıma dönüştüğü bölgedir. Güneyden gelen Ege kültürü, Kuzeyden gelen Trakya kültürü ve Doğudan gelen İç Anadolu kültürü Çanakkale’de harman olur, kucaklaşır. Çok/çoğul kültürlülük bu bölgenin vazgeçilmezidir. Çanakkale ve bölgesinde baskın bir kültür yoktur. Dolayısıyla farklılıkların birbiriyle uzlaştığı bir coğrafyadan [...]
Okumanız için Kalıcı Bağlantı
Kasım 24th 2008
Çanakkale Kazdağları bölgesine 19. yüzyılın sonlarına doğru yerleşmeye başlayan Türkmenler tarafından dokunan halılar, genellikle Çanakkale halıları olarak adlandırılmaktadır. Konya ise geniş coğrafyası ile hemen hemen her köşesinde dokuma kültürünü barındıran bir kenttir.
Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu üzere her iki bölgenin dokumalarında da ejder figürüne rastlanmaktadır ve ejder yanışları arasında benzerlikler mevcuttur. Zaman içerisinde aşırı derecede stilizasyona uğrayan bu figürlü yanış her iki bölgede de nonfigüratif bir yapıda bordürlerde yada zeminde dolgu motifi olarak kullanılarak günümüze kadar devam etmiştir.
Aynı zamanda geçmiş ile günümüz arasında bir köprü oluşturan bu dokumalar, kardeş boya mensup toplulukların farklı coğrafyalardaki iskanı, mera komşulukları, kız alıp-vermeler vb. nedenlerle zaman içerisinde çok küçük değişikliklere uğrasalar da genel olarak ana karakterlerini bozmadan günümüze kadar ulaşmıştır.
Geçmişte etraflarında gördükleri, yada zarar görebilecekleri hayvanları yanışa dönüştürme gibi Orta Asya kökenli bir anlayış günümüzde sürmemektedir. Ancak kuşaktan kuşağa, anadan kıza öğrenme yoluyla süren bu sanatın bugünkü icracıları, yanışları ve yüklü oldukları anlamları bilmeden, günümüzde gerek günlük kullanım, gerekse çeyiz amaçlı olarak oluşturdukları dokumalarında kullanmaktadırlar.
Bildiri ile her iki bölgede de kullanılan ejder yanışları ele alınacaktır ve bildiri dialarla desteklenecektir.
Anahtar Kelimeler:Ejder, Halı, Yanış(Motif),Dokuma,Bordür
ABSTRACT
Carpets weaved by Turkomen started to settling in Çanakkale kaz Mountains towards the end of the 19 th. Century are usually called as Çanakkale carpets.
As in many parts of Anatolia, dragon figures are enceuntered in textile of both regions and there are similarities among dragonmotifs. This figured motifwhich underwent an excessiue stylization lasted until today by being used as a non-figurative structure on bordures or as filling motif on flor.
At the same time even though these weavings bridging between today and past altered a little in time as a result of settlement of communities belonging to the same tribe in defferent geographies, pasture neighbourhoods, intermarriages etc. Without deteriorating its main characteristik.
Such a Middle Asian origined thought as making animals by which they could be harmed or they saw before into motifs does not last today. Yet, the performers of this art reached today from generation to generation via learning use in their weavings for daily use or as dowries without these motifs and their meanings.
With the declaration the dragon motifs in both regions will be dealt with and the declaration will be supported by dias.
Okumanız için Kalıcı Bağlantı
Kasım 20th 2008
http://www.canakkaleolay.com/haber_detay.asp?id=44924
Çanakkale’nin çevre gündemi Kazdağları’na odaklandı… Maden İşleri Genel
Müdürü M. Hamdi Yıldırım’ın sözleri, Kazdağları’nda cirit atmaya çalışan
çokuluslu altın tekellerini ürküttü. Türkiye’nin Kazdağları gibi SİT
alanlarının Madencilik Yasası’nda yapılacak düzenlemeyle korunacağını
belirten Genel Müdür Yıldırım, “Her yerde madencilik yapılması şart değil”
dedi. Yıldırım’ın ÇTSO’daki sözleri karşısında donup kalan çok uluslu altın
tekellerinin temsilcileri daha birinci şoku atlatmadan ikinci şokla
karşılaştılar.
Yıldırım; “Maalesef aramızda [...]
Okumanız için Kalıcı Bağlantı